Словарь

Изучите глаголы – тамильский

cms/verbs-webp/99725221.webp
yalan söylemek
Acil bir durumda bazen yalan söylemek zorundasınızdır.
yalan söylemek
Acil bir durumda bazen yalan söylemek zorundasınızdır.
lie
Sometimes one has to lie in an emergency situation.
cms/verbs-webp/67880049.webp
bırakmak
Tutamazsan kavramayı bırakmamalısın!
bırakmak
Tutamazsan kavramayı bırakmamalısın!
let go
You must not let go of the grip!
cms/verbs-webp/90032573.webp
bilmek
Çocuklar çok meraklı ve çok şey biliyor.
bilmek
Çocuklar çok meraklı ve çok şey biliyor.
know
The kids are very curious and already know a lot.
cms/verbs-webp/112970425.webp
üzülmek
Her zaman horladığı için üzülüyor.
üzülmek
Her zaman horladığı için üzülüyor.
get upset
She gets upset because he always snores.
cms/verbs-webp/5161747.webp
çıkarmak
Kazıcı toprağı çıkarıyor.
çıkarmak
Kazıcı toprağı çıkarıyor.
remove
The excavator is removing the soil.
cms/verbs-webp/102397678.webp
yayınlamak
Reklamlar sıklıkla gazetelerde yayınlanır.
yayınlamak
Reklamlar sıklıkla gazetelerde yayınlanır.
publish
Advertising is often published in newspapers.
cms/verbs-webp/109542274.webp
geçmesine izin vermek
Sınırlarda mültecilere geçmelerine izin verilmeli mi?
geçmesine izin vermek
Sınırlarda mültecilere geçmelerine izin verilmeli mi?
let through
Should refugees be let through at the borders?
cms/verbs-webp/35862456.webp
başlamak
Yeni bir hayat evlilikle başlar.
başlamak
Yeni bir hayat evlilikle başlar.
begin
A new life begins with marriage.
cms/verbs-webp/57410141.webp
öğrenmek
Oğlum her şeyi hep öğrenir.
öğrenmek
Oğlum her şeyi hep öğrenir.
find out
My son always finds out everything.
cms/verbs-webp/96061755.webp
servis yapmak
Şef bugün bize kendisi servis yapıyor.
servis yapmak
Şef bugün bize kendisi servis yapıyor.
serve
The chef is serving us himself today.
cms/verbs-webp/101945694.webp
geç kalkmak
Nihayet bir gece geç kalkmak istiyorlar.
geç kalkmak
Nihayet bir gece geç kalkmak istiyorlar.
sleep in
They want to finally sleep in for one night.
cms/verbs-webp/114272921.webp
sürmek
Kovboylar sığırları atlarla sürüyor.
sürmek
Kovboylar sığırları atlarla sürüyor.
drive
The cowboys drive the cattle with horses.