Словарь
Изучите глаголы – тамильский

yalan söylemek
Acil bir durumda bazen yalan söylemek zorundasınızdır.
yalan söylemek
Acil bir durumda bazen yalan söylemek zorundasınızdır.
lie
Sometimes one has to lie in an emergency situation.

bırakmak
Tutamazsan kavramayı bırakmamalısın!
bırakmak
Tutamazsan kavramayı bırakmamalısın!
let go
You must not let go of the grip!

bilmek
Çocuklar çok meraklı ve çok şey biliyor.
bilmek
Çocuklar çok meraklı ve çok şey biliyor.
know
The kids are very curious and already know a lot.

üzülmek
Her zaman horladığı için üzülüyor.
üzülmek
Her zaman horladığı için üzülüyor.
get upset
She gets upset because he always snores.

çıkarmak
Kazıcı toprağı çıkarıyor.
çıkarmak
Kazıcı toprağı çıkarıyor.
remove
The excavator is removing the soil.

yayınlamak
Reklamlar sıklıkla gazetelerde yayınlanır.
yayınlamak
Reklamlar sıklıkla gazetelerde yayınlanır.
publish
Advertising is often published in newspapers.

geçmesine izin vermek
Sınırlarda mültecilere geçmelerine izin verilmeli mi?
geçmesine izin vermek
Sınırlarda mültecilere geçmelerine izin verilmeli mi?
let through
Should refugees be let through at the borders?

başlamak
Yeni bir hayat evlilikle başlar.
başlamak
Yeni bir hayat evlilikle başlar.
begin
A new life begins with marriage.

öğrenmek
Oğlum her şeyi hep öğrenir.
öğrenmek
Oğlum her şeyi hep öğrenir.
find out
My son always finds out everything.

servis yapmak
Şef bugün bize kendisi servis yapıyor.
servis yapmak
Şef bugün bize kendisi servis yapıyor.
serve
The chef is serving us himself today.

geç kalkmak
Nihayet bir gece geç kalkmak istiyorlar.
geç kalkmak
Nihayet bir gece geç kalkmak istiyorlar.
sleep in
They want to finally sleep in for one night.
