Slovník
Naučte se slovesa – makedonština

bağırmak
Duymak istiyorsanız, mesajınızı yüksek sesle bağırmalısınız.
bağırmak
Duymak istiyorsanız, mesajınızı yüksek sesle bağırmalısınız.
shout
If you want to be heard, you have to shout your message loudly.

beklemek
Hâlâ bir ay beklememiz gerekiyor.
beklemek
Hâlâ bir ay beklememiz gerekiyor.
wait
We still have to wait for a month.

çözmek
Boşuna bir problemi çözmeye çalışıyor.
çözmek
Boşuna bir problemi çözmeye çalışıyor.
solve
He tries in vain to solve a problem.

okumak
Gözlüksüz okuyamam.
okumak
Gözlüksüz okuyamam.
read
I can’t read without glasses.

sağlamak
Tatilciler için plaj sandalyeleri sağlanır.
sağlamak
Tatilciler için plaj sandalyeleri sağlanır.
provide
Beach chairs are provided for the vacationers.

korumak
Bir kask kazalara karşı korumalıdır.
korumak
Bir kask kazalara karşı korumalıdır.
protect
A helmet is supposed to protect against accidents.

incelemek
Kan örnekleri bu laboratuvarda inceleniyor.
incelemek
Kan örnekleri bu laboratuvarda inceleniyor.
examine
Blood samples are examined in this lab.

söylemek
Size önemli bir şey söylemem gerekiyor.
söylemek
Size önemli bir şey söylemem gerekiyor.
tell
I have something important to tell you.

cesaret etmek
Uçaktan atlamaya cesaret ettiler.
cesaret etmek
Uçaktan atlamaya cesaret ettiler.
dare
They dared to jump out of the airplane.

keşfetmek
İnsanlar Mars‘ı keşfetmek istiyor.
keşfetmek
İnsanlar Mars‘ı keşfetmek istiyor.
explore
Humans want to explore Mars.

basmak
Bu ayağımla yere basamam.
basmak
Bu ayağımla yere basamam.
step on
I can’t step on the ground with this foot.
