Talasalitaan

Alamin ang mga Pandiwa – Hapon

cms/verbs-webp/5135607.webp
taşınmak
Komşu taşınıyor.
taşınmak
Komşu taşınıyor.
flytta ut
Grannen flyttar ut.
cms/verbs-webp/112286562.webp
çalışmak
O, bir erkekten daha iyi çalışıyor.
çalışmak
O, bir erkekten daha iyi çalışıyor.
arbeta
Hon arbetar bättre än en man.
cms/verbs-webp/859238.webp
uygulamak
O, sıradışı bir meslek uyguluyor.
uygulamak
O, sıradışı bir meslek uyguluyor.
utöva
Hon utövar ett ovanligt yrke.
cms/verbs-webp/132305688.webp
israf etmek
Enerji israf edilmemeli.
israf etmek
Enerji israf edilmemeli.
slösa
Energi bör inte slösas bort.
cms/verbs-webp/67232565.webp
anlaşmak
Komşular renkte anlaşamadılar.
anlaşmak
Komşular renkte anlaşamadılar.
enas
Grannarna kunde inte enas om färgen.
cms/verbs-webp/94153645.webp
ağlamak
Çocuk banyoda ağlıyor.
ağlamak
Çocuk banyoda ağlıyor.
gråta
Barnet gråter i badkaret.
cms/verbs-webp/116877927.webp
kurmak
Kızım daire kurmak istiyor.
kurmak
Kızım daire kurmak istiyor.
sätta upp
Min dotter vill sätta upp sin lägenhet.
cms/verbs-webp/108350963.webp
zenginleştirmek
Baharatlar yemeğimizi zenginleştirir.
zenginleştirmek
Baharatlar yemeğimizi zenginleştirir.
berika
Kryddor berikar vår mat.
cms/verbs-webp/116519780.webp
dışarı koşmak
Yeni ayakkabılarıyla dışarı koştu.
dışarı koşmak
Yeni ayakkabılarıyla dışarı koştu.
springa ut
Hon springer ut med de nya skorna.
cms/verbs-webp/3819016.webp
kaçırmak
Gol şansını kaçırdı.
kaçırmak
Gol şansını kaçırdı.
missa
Han missade chansen till ett mål.
cms/verbs-webp/86710576.webp
ayrılmak
Tatil misafirlerimiz dün ayrıldı.
ayrılmak
Tatil misafirlerimiz dün ayrıldı.
avresa
Våra semester gäster avreste igår.
cms/verbs-webp/114231240.webp
yalan söylemek
Bir şey satmak istediğinde sık sık yalan söyler.
yalan söylemek
Bir şey satmak istediğinde sık sık yalan söyler.
ljuga
Han ljuger ofta när han vill sälja något.