Talasalitaan

Alamin ang mga Pandiwa – Kannada

cms/verbs-webp/111750432.webp
asılmak
İkisi de bir dalda asılı.
asılmak
İkisi de bir dalda asılı.
hang
Both are hanging on a branch.
cms/verbs-webp/117311654.webp
taşımak
Çocuklarını sırtlarında taşıyorlar.
taşımak
Çocuklarını sırtlarında taşıyorlar.
carry
They carry their children on their backs.
cms/verbs-webp/40632289.webp
sohbet etmek
Öğrenciler ders sırasında sohbet etmemelidir.
sohbet etmek
Öğrenciler ders sırasında sohbet etmemelidir.
chat
Students should not chat during class.
cms/verbs-webp/119747108.webp
yemek
Bugün ne yemek istiyoruz?
yemek
Bugün ne yemek istiyoruz?
eat
What do we want to eat today?
cms/verbs-webp/109071401.webp
kucaklamak
Anne, bebeğin küçük ayaklarını kucaklıyor.
kucaklamak
Anne, bebeğin küçük ayaklarını kucaklıyor.
embrace
The mother embraces the baby’s little feet.
cms/verbs-webp/122479015.webp
ölçüsüne göre kesmek
Kumaş ölçüsüne göre kesiliyor.
ölçüsüne göre kesmek
Kumaş ölçüsüne göre kesiliyor.
cut to size
The fabric is being cut to size.
cms/verbs-webp/3819016.webp
kaçırmak
Gol şansını kaçırdı.
kaçırmak
Gol şansını kaçırdı.
miss
He missed the chance for a goal.
cms/verbs-webp/119611576.webp
çarpmak
Tren arabaya çarptı.
çarpmak
Tren arabaya çarptı.
hit
The train hit the car.
cms/verbs-webp/44127338.webp
bırakmak
İşini bıraktı.
bırakmak
İşini bıraktı.
quit
He quit his job.
cms/verbs-webp/100298227.webp
sarılmak
Yaşlı babasına sarılıyor.
sarılmak
Yaşlı babasına sarılıyor.
hug
He hugs his old father.
cms/verbs-webp/109766229.webp
hissetmek
O sık sık yalnız hissediyor.
hissetmek
O sık sık yalnız hissediyor.
feel
He often feels alone.
cms/verbs-webp/125385560.webp
yıkamak
Anne çocuğunu yıkıyor.
yıkamak
Anne çocuğunu yıkıyor.
wash
The mother washes her child.