Talasalitaan
Alamin ang mga Pandiwa – Albanian

atlamak
Suya atladı.
hoppe
Han hoppa i vatnet.

yürümek
Bu yolda yürünmemeli.
gå
Denne stien skal ikkje gåast.

vermek
Ona anahtarını veriyor.
gi
Han gir henne nøkkelen sin.

saklamak
Parayı saklayabilirsiniz.
halde
Du kan halde pengane.

dört gözle beklemek
Çocuklar her zaman karı dört gözle bekler.
glede seg til
Barn gleder seg alltid til snø.

bırakmak
Tutamazsan kavramayı bırakmamalısın!
sleppe
Du må ikkje sleppe taket!

başa çıkmak
Sorunlarla başa çıkmak gerekir.
handtere
Ein må handtere problem.

birlikte çalışmak
Bir ekip olarak birlikte çalışıyoruz.
samarbeide
Vi samarbeider som eit lag.

güçlendirmek
Jimnastik kasları güçlendirir.
styrke
Gymnastikk styrker musklane.

sevmek
Çocuk yeni oyuncağını seviyor.
like
Barnet liker den nye leiken.

yollamak
Bu paket yakında yollanacak.
sende av garde
Denne pakka vil bli sendt av garde snart.
